Şehirdeki kaya mezarlarının en özenle
işlenmiş olanı. Adı bir yüzeyden geliyor: cilalı taş, ışığı ayna gibi
yansıtıyor. Halk ise bu adı başka türlü açıklıyor.
Helenistik dönemAnıtsal kaya mezarıBizans duvar resimleri
Aynalı Mağara. Kemerli nişin içindeki düzleştirilmiş, açık renkli
yüzeyi çevresindeki ham kayayla karşılaştırın — adı oradan geliyor.
Ortada dikdörtgen kapı, altta taş basamaklar.
Eski Amasya arşivi.
Karede, cilalı yüzeyin üzerine sonradan yazılmış bir karalama da
görülüyor.
📜 Belgeler ne diyor?
Amasya şehir merkezinin yaklaşık 2 km kuzeyinde yer alan,
özenle işlenmiş anıtsal bir kaya mezarıdır. Halk arasındaki adı,
yansıyan ışıktan dolayı parlayıp mermer bir ayna görevi görmesinden
gelir.1
Yüzeyinde yarısı tahrip olmuş bir kitabe bulunur. Bu kitabede
“Rahip Tes” yazısı okunabilmektedir; bu nedenle mezarın
Komana veya Zile rahiplerinden, kral gücünde birine ait olduğu
düşünülmektedir.2
Bizans döneminde de ibadet ve mezar alanı olarak kullanılmıştır.
Mağaranın içine Hz. İsa, Meryem ve çeşitli figürleri içeren duvar
resimleri oyulmuştur.3
🗣️ Halk ne anlatır?
Halk anlatısında bu mağara bir mezar olarak değil,
bir ayna olarak başlar.
Pontus kralının dillere destan güzellikte bir kızı varmış. Ama ortada
ayna olmadığı için kendi güzelliğini göremiyormuş. Babasına
yalvarmış: “Güzelliğimi gösterecek bir mağara yap, ben de kendimi
oradan seyredeyim.” Kral kızını kırmamış; Aynalı Mağara
birkaç günde bitirilmiş. Kız zaman zaman gelip güzelliğini duvardan
seyredermiş.3
Sonrası daha karanlık. Anlatının Balaban derlemesindeki özeti şöyle:
Hükümdarın çok güzel bir kızı vardır.
Kız o kadar güzeldir ki yüzünü görenler taş kesilir;
bu yüzden peçeyle gezer.
Hükümdar, kızıyla evlenecek kişiyi belirlemek için
bir yarışma düzenler.
Kızın yüzüne bakmaya cesaret edip de taş kesilmeyen kişiyle
evlenecektir.
Çok da yakışıklı olmayan bir çoban dağdan inerek kıza
talip olur.
Kız peçesini kaldırınca etrafı bir ışık kaplar ve
ikisi de taş kesilir.
Kızın yüzünün güzelliği mağaraya yansır ve kaya
“Aynalı Mağara” adını alır.
Bu bölüm halk anlatısıdır, belge değildir. Balaban'ın derlemesinde
bu anlatı, Amasya ve çevresindeki “taş kesilme”
anlatıları arasında sayılır — Kırkkızlar, Gelin Kayası, Analıkızlı gibi.
Yani tek başına bir hikâye değil, bir anlatı ailesinin üyesi.4
Aynı ad, iki açıklama
İlginç olan şu: belge ile anlatı burada çelişmiyor, birbirini
tamamlıyor. İkisi de aynı şeyi işaret ediyor — parlayan bir yüzey.
Belgelerin açıklaması
Yüzey yansıyan ışıktan dolayı parlar ve mermer bir ayna
görevi görür. Ad buradan gelir.1
Anlatının açıklaması
Taş kesilen kızın yüzünün güzelliği mağaraya yansır ve kaya
bu yüzden “Aynalı” adını alır.4
Bir efsanenin ne işe yaradığını görmek isterseniz buraya bakın:
ortada açıklanması gereken bir şey var — kayanın neden parladığı —
ve anlatı ona bir sebep veriyor.
Yarısı silinmiş bir ad
RAHİP TES
Mağaranın yüzeyindeki kitabenin yarısı tahrip olmuştur.
Okunabilen kısım budur.2
Bu iki kelime yüzünden mezarın Komana veya Zile rahiplerinden,
kral gücünde birine ait olduğu düşünülür.2
Komana ve Zile, Antik Çağ'da tapınak-devlet niteliğindeki
merkezlerdi; oradaki baş rahipler krallara yakın bir güce sahipti.
Yani bu mezar, muhtemelen bir kralın değil bir rahibin.
Ama kitabenin yarısı yok; bu sayfa bundan fazlasını iddia etmiyor.
İçeride ne var?
4 basamakYerden taş basamaklarla çıkılır.
165 cmMezarların yüksekliği.
~1 mMezarların genişliği.
3 yönKayadan ayrılmış; her yanda birer metre boşluk.
Mağara kayanın içine oyulmuş bir oyuk değil: üç tarafından, birer metre
genişliğinde ve mağara yüksekliğinde boşluk bırakılarak kayadan
ayrılmıştır. Güler'e göre bunun sebebi rutubetin önlenmesi ve iç
düzenlemenin bozulmaması.3
Dikdörtgen bir kapıdan girilir. İçeride iki oda vardır: biri
dikdörtgen, biri kare. Asıl iki mezar dikdörtgen olandadır.
Diğer oda Bizans döneminde yapılmıştır ve duvar süslemesiyle
bezenmiştir: kadınlı erkekli figürler, Hz. İsa ve Meryem ile bazı
yazılar oyulmuştur.3
Bu, Kral Kaya Mezarları ile aynı mantık:
taş eklenerek değil, taş eksiltilerek yapılmış serbest duran bir anıt.
Güler de mağaranın ilk bakışta onlara benzediğini, ama
“en iyi işlenmiş, özenle ve itinalı yapılmış” olduğunu
söyler.3
Gece görülenler
Efsanenin yanında bir de memorat var — yani insanların
kendilerinin yaşadığına inandığı olaylar. Mustafa Güler bunu
aktarırken kendi tanıklığının sınırını da yazar:
“Ben zaman zaman ziyaret eder dururum.
Geceleyin gidip gördüğümü söyleyemem.
Görüp seyredenler ve geceleyin oradan geçenler;
garip bir ışık hüzmesinin mağaranın içinden çıkıp süzüldüğünü
gördüler. Gördüklerini söylerler.
Hele zifiri karanlık bir gecede; önünden geçen at ve eşeklerin
bu ışık karşısında ürkerek kaçtıklarını da söyleyenler olur.”
Mustafa Güler, Amasya Efsaneleri.3
Bu anlatı burada doğrulanmıyor da, alay konusu da edilmiyor.
Aktaranın kendisi “ben görmedim” diyor — ve tam da bu yüzden
kayda değer: bir memorat, olayın doğruluğundan çok
insanların neye inandığının belgesidir.
İki taşı karşılaştır
Cephenin ortasındaki düzleştirilmiş yüzeye bak, sonra hemen yanındaki
ham kayaya. Aradaki fark, bu yapının bütün meselesidir: biri doğanın
bıraktığı taş, öteki insan eliyle ayna hâline getirilmiş taş.1
Güneşin açılı vurduğu bir saatte gel — sabahın erken ya da ikindinin geç
saatleri. Yüzeyin parladığını göreceksin. Adı buradan geliyor.
Sonra üç yana dolaş: mağara kayanın içinde değil, kayadan ayrılmış
duruyor; üç tarafında birer metrelik boşluk var.3
Bunu ancak etrafını dolaşarak görürsün.
Oradayken şunlara bak
Cilalı yüzey ile ham kayanın sınırına.1
Kitabeye. Yarısı yok; okunan iki kelime
“Rahip Tes”.2
Taş basamaklara. Dört tane.3
Üç yandaki boşluğa. Mağara kayadan ayrılmıştır.3
İçerideki iki odaya. Biri mezar, biri Bizans dönemi duvar
resimleriyle bezenmiş.3
Güneye, şehre.Kral Kaya Mezarları
yaklaşık 2,8 km ötede; aynı teknik, aynı çağ.
Künye
Dönem
Helenistik dönem
Tür
Anıtsal kaya mezarı1
Kime ait
Kitabeye göre “Rahip Tes”; Komana ya da Zile rahiplerinden biri olduğu düşünülüyor2
Adının sebebi
Cilalı yüzeyin ışığı ayna gibi yansıtması1
Sonraki kullanım
Bizans döneminde ibadet ve mezar alanı; duvar resimleri3
Konum
Şehir merkezinin kuzeyi, Ziyaret yolu üzerinde1
Koordinat
40.672487, 35.8492529 — doğrulandı
Kitapta
Kültürel Miras Boyutuyla Amasya, s. 65
Mesafe konusunda kaynaklar ayrılıyor — ikisini de gizlemiyoruz.
Kitap mağarayı merkezin “yaklaşık 2 km” kuzeyinde
gösteriyor;1 Amasya Şehir Rehberi ile Wikipedia ise
Ziyaret yolu üzerinde 3,3 km diyor. Doğrulanmış koordinattan
ölçtüğümüzde Saat Kulesi'ne 2,6 km çıkıyor: yani kitabınki
biraz kısa, ötekiler biraz uzun kalmış.
Nokta OpenStreetMap'te kayıtlı değil; Google Haritalar'ın kendi
kaydından alındı. Adresi Ziyaret olarak geçiyor ve oraya çıkan
yolun adı “Aynalı Mağara Yolu”. Sahadan gelen tarif de yeri “Ziyaret Kasabası ile Amasya
arasında” diye tarif edip haritada işaretledi.
Bu sayfadaki her olgusal bilgi aşağıdaki kaynaklardan birine dayanır.
Mehmet Fatih Becerik, XIX. Yüzyıl Ortalarında Amasya Şehrinin Sosyo-Ekonomik Yapısı (İstanbul: İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Doktora Tezi, 2022), 22.
Kani Kuzucular, Amasya Kentinin Fiziksel Yapısının Tarihsel Gelişimi (İstanbul: İstanbul Teknik Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü, Doktora Tezi, 1994), 17.
Mustafa Güler, Amasya Efsaneleri (Amasya: Eser Ofset, 1996), 13-16.
Tuğrul Balaban, Amasya Efsane, Menkabe ve Memoratları (Amasya: Amasya Valiliği, 2014), 73. — “Aynalı Mağara (Güzelce Kız)” anlatısının motif dizisi ve “taş kesilme” anlatıları arasındaki yeri.
Bu sayfada fotoğraf kitaptan alınmıştır. Koordinat doğrulandı;
güncel bir kare eklendiğinde “öncesi / bugün” karşılaştırması açılacak.